Biz üreticiler iyi biliriz; toprağa ne kadar dürüst davranırsanız, toprak da size o kadar cömert davranır. Torbalı ovasında nisan ayında toprakla buluşturduğumuz fideler, yaz ortasında kıpkırmızı meyvelerini verdiğinde bizim için asıl imtihan başlar. Çünkü bizim amacımız sadece domates kurutmak değil; doğanın bize sunduğu o saf lezzeti, yapısına hiç dokunmadan, en geleneksel haliyle kavanozunuza ulaştırmaktır.
Peki, nedir bu işin sırrı? Bizim kuruttuğumuz domateste yapay hiçbir kimyasal, endüstriyel fırın ya da renk koruyucu kükürt bulamazsınız. Bizim reçetemiz yüzyıllardır aynıdır: Sadece yerli domates, Ege güneşi ve kaya tuzu.
Tarladan Beyaz Sergilere: İlk Kesim
Temmuz ve ağustos aylarında, sabahın o serin saatlerinde tarladan tek tek elle topladığımız etli oval domatesleri vakit kaybetmeden ova ortasındaki beyaz sergilere taşırız. Kesim bıçağını eline alan ustalarımız domatesi uzunlamasına tam ortadan ikiye böler.
Burada en önemli şey yerleşimdir. Kesilen her bir domates, etli kısmı gökyüzüne, kabuğu ise sergi bezine bakacak şekilde tek tek elden geçer. Ters dönerse domatesin o canım suyu akar gider; lezzeti de aroması da biter.
Kimyasala Değil, Kaya Tuzuna Emanet
Piyasada rengi kıpkırmızı kalsın, raf ömrü uzasın diye domatesleri kükürt gazına maruz bırakanlar ya da koruyucu kimyasallar kullananlar olabilir. Ama bizim felsefemiz çok net: Biz, çocuğumuza yedirmeyeceğimiz ürünü sergimize koymayız.
Bizim kurutma yöntemimizde tek koruyucu, doğanın en eski saklama metodu olan iri kaya tuzudur.
-
Domatesler sergiye dizilir dizilmez, üzerlerine usta bir elle kaya tuzu serpilir.
-
Bu tuz, domatesin öz suyunu dışarı salmasını hızlandırır ve güneş altında bozulmasını, küflenmesini engeller.
-
Tuz miktarı tam bir zanaattır; az atarsanız domates sergide ekşir, çok atarsanız kuruduğunda üzeri beyaz bir tuz tabakasıyla kaplanır ve yenmez hale gelir. O denge, üreticinin göz nurudur.
7 Günlük Güneş Nöbeti
Tuzunu alan domatesler, Torbalı’nın o nemsiz, püfür püfür esen rüzgarına ve tepedeki dik güneşe emanet edilir. Yaklaşık bir hafta boyunca domatesler güneşin altında adeta demlenir. İçindeki su yavaş yavaş buharlaşırken, domatesin o ekşiliği, şekeri ve yoğun aroması tamamen içine hapsolur.
Bu bir hafta boyunca üreticinin gözü hep gökyüzündedir. Gece çiği düşmesin, ola ki bir yaz yağmuru çiselemesin diye serginin başında nöbet tutulur. En ufak bir nem riskinde gece yarısı traktör ışıklarıyla ovaya koşup sergilerin üzerini dev brandalarla örttüğümüz çok olmuştur.
14 Kilodan Kalan 1 Kilo Saf Lezzet
Güneş altında kuruyan domatesler tek tek seçilerek toplanır. İşin zahmetini şöyle anlatalım: Tarladan topladığımız tam 14 kilo taze domatesten, kuruduğunda geriye sadece 1 kilo ürün kalır. Su gider, geriye domatesin en saf, en yoğun ve en lezzetli özü kalır. Güneşte tuzla kuruyan domatesin o kendine has esmer-kırmızı rengi ve kokusu, endüstriyel hiçbir yöntemle taklit edilemez.
Torbalıdan.com Güvencesiyle En Doğal Haliyle
Biz Torbalıdan.com olarak, bu ovanın çocuklarıyız. Kendi tarlamızda, kendi emeğimizle, atalarımızdan gördüğümüz gibi sadece güneşte ve tuzla kuruttuğumuz bu domatesleri, hiçbir endüstriyel işlemden geçirmeden doğrudan sofranıza sunuyoruz.
Zeytinyağı, biraz kekik ve sarımsakla buluşturduğunuzda burnunuza gelecek o koku, aslında Torbalı ovasının, Ege güneşinin ve bizim alın terimizin kokusudur.
Toprağımızın bereketi sofranıza şifa olsun.








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.